HARİKA
CANLILAR
Dünyada var olan milyonlarca bitki ve hayvan
çeşiti, Yaratan'ın varlığını ve gücünü ispatlayan birer delil olarak
karşımıza çıkar.
Burada
sadece kısıtlı birkaç örneğini vereceğimiz bu canlıların aslında
her biri ayrı ayrı incelenmeye değecek niteliktedir. Hepsinin farklı
bir vücut sistemi, değişik savunma taktikleri, apayrı beslenme şekilleri,
ilgi çekici üreme metodları vardır. Kuşkusuz tüm canlıları bu özellikleriyle,
tek bir kitapta anlatmak mümkün değildir. Böyle bir şey yapabilmek
için ciltler dolusu ansiklopedi yazmak gerekir.
Ancak
burada vereceğimiz sayılı bir kaç örnek dahi dünya üzerindeki yaşamı
tesadüfle açıklamanın mümkün olmadığını kanıtlayacaktır.
Sizin
450-500 kadar yumurtanız olsa ve bunları dışarıda muhafaza etmeniz
gerekse ne yapardınız? Onların, rüzgar gibi doğa şartlarının etkisiyle
saçılıp dağılmalarını önleyecek bir tedbir almanız kuşkusuz ki en
akılcı olandır. İşte dünyanın tek seferde en fazla yumurta yumurtlayan
canlılarından biri olan ipek böcekleri (450-500), yumurtalarını
muhafaza etmek için çok akılcı bir yönteme başvururlar: Yumurtaları
salgıladıkları yapışkan bir maddeyle (iplikle) birbirlerine bağlayarak,
etrafa saçılıp, dağılmalarını engellerler.
Yumurtadan
çıkan tırtıllar, ilk iş olarak kendilerine uygun bir dal bulur ve
daha sonra da aynı iplikle oraya bağlanırlar. Ardından gelişebilmeleri
için salgıladıkları bu iplikle kendilerine koza örmeye başlarlar.
Hayata gözlerini yeni açmış bir tırtılın bu işlemi yapması, durup
dinlenmeksizin 3-4 gün sürer. Bu süre içerisinde tırtıl, binlerce
kez dönerek, ortalama 900-1500 m. uzunluğunda bir iplik çıkarır.
Bu işlem bitince de hiç dinlenmeden yeni bir işe başlar ve güzel
bir kelebek olmak üzere değişim geçirmeye başlar.
Ne anne ipek
böceğinin yavrusunu muhafaza edebilmek için aldığı tedbir, ne de
herşeyden habersiz, henüz hiçbir eğitime, bilgiye sahip olmayan
küçücük bir tırtılın gösterdiği davranışlar evrimle izah edebilecek
olaylar değildir. Herşeyden önce annenin, yumurtaları yapıştırmak
için kullandığı ipliği üretebilmesi mucizevidir. Yumurtadan yeni
çıkan bir tırtılın kendisi için gerekli ortamı tanıyıp ona uygun
koza örmesi, ardından değişim geçirmeye başlaması ve bu değişimi
problemsiz olarak geçirebilmesi ise insan aklının anlayış sınırlarını
zorlamaktadır. Bu durumda her tırtılın dünyaya ne yapması gerektiğini
bilir bir şekilde geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz ki bu da,
tüm bunların henüz dünyaya gelmeden "öğretilmiş" olduğu anlamına
gelecektir.
Bunu
bir örnekle açıklayalım. Eğer yeni doğmuş bir bebeğin, doğumundan
sadece bir kaç saat sonra ayağa kalktığını, dahası kendisine bir
yatak yapmak için malzeme (yorgan, yastık, minder vs.) topladığını
ve bunları düzgün bir biçimde birleştirip bir yatak yapıp içine
yattığını görürseniz, ne düşünürsünüz? Olayın şaşkınlığını üzerinizden
attığınızda, varacağınız en mantıklı sonuç, bu bebeğin böyle bir
işlemi yapması için henüz anne karnında olağanüstü bir yolla bir
şekilde "eğitilmiş" olduğunu düşünmektir. Tırtılların durumu, bu
örnekteki bebeklerden farksızdır.
O
Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir,
'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve
yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir.
Haşr Suresi, 24
Bu
da bizi yine aynı sonuca ulaştırır: Bu canlılar, kendilerini yaratan
Allah'ın belirlediği biçimde doğmakta, davranmakta ve yaşamaktadırlar.
Kuran, Allah'ın balarısına vahyettiğini ve ona bal yapmayı emrettiğini
haber vermekle (Nahl Suresi, 68-69), aslında canlılar dünyasındaki
büyük sırrın bir örneğini bildirmiş olur. Bu sır, tüm canlıların
Allah'ın iradesine boyun eğmiş olarak, O'nun belirlediği kaderi
izledikleri gerçeğidir. Arı bu nedenle bal yapar, ipek böceği bu
nedenle ipek üretir.
Kanatlardaki
Simetri
Kelebeklerin kanatlarına dikkatle
baktığımızda kusursuz bir simetrinin hakim olduğunu görürüz. Bu
tül görünümlü kanatlar, şekillerle, beneklerle ve renklerle süslenmiş
olarak yaratılmış ve sonuçta her biri birer sanat harikası olan
görüntüler meydana gelmiştir.
Kelebeklerin
kanatlarında, ne kadar karmaşık olursa olsun, her iki taraftaki
desenin ve renklerin tıpatıp birbirleriyle aynı olduğunu fark edebilirsiniz.
En ufak bir nokta dahi her iki kanatta birden yer alır, dolayısıyla
ortaya kusursuz bir düzen ve simetri çıkar.
Aynı
zamanda o incecik kanatlardaki bir renk, diğerine hiçbir şekilde
karışmaz ve var olan renkler keskin çizgilerle birbirlerinden ayrılır.
Oysa bu renkler üst üste dizilen pulcukların bir araya gelmesiyle
oluşur. Elinizi dokunduğunuz an dağılıveren bu pulcuklar nasıl oluyor
da sıralarını hiç şaşırmadan aynı deseni tutturacak şekilde iki
kanatta da dizilebiliyorlar? Tek bir pulun bile yer değiştirmesi
kanatlardaki simetrinin bozulmasına ve estetiğin kaybolmasına neden
olabilir. Oysa yeryüzündeki hiçbir kelebeğin kanadında bir düzensizlik
göremezsiniz. Sanki her biri bir ressamın elinden çıkmış gibi düzgün
ve estetik görünümlüdür. Çünkü gerçekten de üstün bir Yaratıcı tarafından
var edilmişlerdir.
|  Kelebeklerin
her iki kanatlarının da aynı desende ve simetrik olması
başlı başına birer yaratılış harikasıdır
|
Kelebeklerin
her iki kanatlarının da aynı desende ve simetrik olması başlı başına
birer yaratılış harikasıdır.
Tüm
kainatın Sahibi olan Allah, "örneksiz yaratan" sıfatını kelebek
kanatlarında da bizlere göstermektedir.
"Yaratan
hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp düşünmez misiniz?" Nahl
Suresi, 17
 
|